Size bu gün "Buz Çiçeği"nin öyküsünü anlatacağım. Adı buz gibi kendi sevimli mi sevimli, hele rengi pespembe, içiniz sımsıcak oluverir O'nu görünce ... Doğrusu ben de adını henüz öğrendim. Arama motorunda arsız pembe çiçek diye aratmamdan incinmese bari :) İncindi ise de alacağım gönlünü...
Dün babaannemin mezarlığını ziyarete gittik memleketteyim malum, diriler uğramazsan gönül koymakta, diriler için yapılan mezarlıklar ise orada belki biri ziyaret eder diye durmakta... Neyse ziyaretimizi tamamladık tam mezarlıktan çıkacağız, kapıya çok yakın bir mezarlığın üstünde "Buz çiçeği" sarısarıvermiş mezarın üstünü, arsız dedim ya buralar benim dercesine kaplamış sahiplenmiş yerini... Annem dedi ki hatırlıyor musun pembe çiçekleri sen dikmiştin. Çok uzun zaman olduğu için hatırlamakta zorlandım ama sahi ya 5 bilemedin 6 yıl önce ben dikmiştim o çiçekleri, geçerken dikivermiştim. Babaanneminkine diktim, artanı da oraya saplayıvermiştim işte. Çok arsızdır bu çiçek bir diktin mi kaplar da kaplar yayılmacı politikası dillere destan :))) Garip bi mutluluk kapladı içimi. Bir mezarlığa renk katmış benim çiçekler, yeşermiş oracıkta yaprakları, pembe pembe bakıyorlar bana... Sıcacık bi andı...
Gönlünü eğitime vermiş herkes bilir ki bir tane öğrencimizi dahi değiştirmek, olumluya sevk etmektir bizi motive eden eden. Esen ve Adil hocama yaptıkları işin gönül işi olduğunu bildiğimi belirtmek ister zihnime ve yüreğime dikiverdikleri "Buz Çiçekleri" için teşekkür ederim. Yeni eğitim-öğretim yılı için daha heyecanlıyım. Sıra bende... Sıra bizde... Haydi "Buz Çiçekleri"ni dikmeye minik yüreklere, ışıldayan gözlere, parlak zihinlere... Umut oldunuz gene bize...
Benim yolculuğum
7 Temmuz 2018 Cumartesi
6 Temmuz 2018 Cuma
Bundan 32 yıl önce bir ciyaaak sesi ile Ankara'da dünyaya geldim. Çeşitli okullarda okudum :) Ama galiba bana en çok değer katanı Anadolu liseleri sınavına 5. sınıfta giren son nesil olarak kazandığım Ali Güral Lisesi'dir (Kütahya). İngilizcemi oraya borçluyum :) Çocuklara biz matematiği ve feni sizin kadarken İngilizce görüyorduk tamam mııııuuu diye hala hava atıyorum, çok havalı ama :)) Dokuz Eylül Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği mezunuyum, gene aynı yerde matematik eğitiminde yüksek lisans yaptım. Uzamsal Zeka çalıştım. Öğrenmenin güzelliği tek motivasyon kaynağım, yeni bir şey öğrenmeye bayılıyorum. Bu da beni sürekli yepyeni hiç bilmediğim dünyalara sokuyor, ilgi alanlarım süreçte daha da belirgin olmaya başladı. Öğrenmeyi kendimi keşfetme amacım olarak görüyorum. Öğrendikçe kendime yaklaşıyorum. Yeteneklerimle, eksikliklerimle yüzleşiyorum. Kendimi olduğum gibi kabul edebiliyorum. Bisiklet sürmeye ve eşimle bisiklet festivallerine katılmaya bayılırız. Festivaller de bana gittiğim yerler konusunda çoook şeyler öğretmiştir. Okuma serüvenim Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme bölümü ile devam etti, hala neden okuyup bitirdiğime bir anlam veremiyorum :)) Ama okumayı seviyorum napiym? Allahtan karşıma eTwinning çıktı da daha esnek bir şekilde kendimi geliştirme ve gerçekleştirme fırsatı bulabildim :)) Telefonda webinar dinleyip, çorba karıştırmama evdeki herkes alışmış görünüyor, bazen anne ders çalışmanı istemiyorum diyen oğluma gel beraber çalışalım dediğim de oluyor :)) çocuk uzaktan eğitim, mooc, webinar hepsini açıklayıp cümle içinde kullanabilir :)) Eşimle 16 yıldır birlikteyiz, birlikteliğimizin 10. yılında evlendik, 6 yıllık da evliyiz, O da matematik öğretmeni, üç yaşında pıtırcık bir oğlumuz var. Şurda matematik öğretmeni, matematik öğretmenliğini yapsın; Damla evlendiğinde kaç yaşındaydı? :))) Oğlum dünyaya geldikten sonra ilgi alanlarıma çeşitli eklemeler yaptım. Çocuk kitapları, şiddetsiz iletişim ve pozitif ebeveynlik konuları dikkatimi çekiyor. 2 yıldır da eTwinning portalındayım ve çooook mutluyum. Gece çok geç olduğu için kafamı toplamakta güçlük çektim, biraz sondan biraz baştan oldu. Blogg yazma konusunda beni cesaretlendiren Adil ve Esen hocama çok teşekkürler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
